Chamfer Box Yarat, Editable Poly Yap, Ortaya Collapse ver, Biraz Chamfer Yap, İçeri Extrude...
Bu işin öncüleri çekilen video şeritlerini kesip yapıştırarak “montaj” sözcüğünden bahsetmeye başlamışlar. Kamera hileleri, ip üstünde cambazlıklar yaparak, 40 kişi aynı anda sigara içerek (Dracula'nın ilk filminde) duman efekti diye göz boyamaya çalışmışlar. Ardından bilgisayar teknolojisini Star Wars ile kullanmaya başlamış Industrial Light&Magic, George Lucas'ın 1975 yılında kurduğu şirket...
3D'nin kapsadığı başka bir alan ise oyun sektörü. Ülkemizde “oyun” ve “sektör” sözcükleri yan yana geldiği zaman her ne kadar insanlar size garip garip baksada, Dünya'da bilişimin alt kolu olan bu sektörde 60 milyar dolara yakın para dönmektedir. Hindistan ise 2006 yılında bilişim sektöründen 8 milyar dolar para kazanmıştır. Bu yıl hedefledikleri rakam ise 58 milyar dolar. Bunun içinde her yıl 200.000 bilişimci yetiştirmektedirler. Japonların animesi de ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır. Türkiye ise 2006 yılında bilişim sektöründen sadece 50 milyon dolar kazanabilmiştir.
Eğer siz, bu işe meraklı ve dergi takip eden biriyseniz, hep hayal kırıklığına uğramışsınızdır, çünkü “oyun yapımına başlangıç” adlı yazılarla başlar aya dergiler, ertesi ayı sabırsızlıkla beklemenize rağmen hep hayal kırıklığına uğrarsınız. Eh, bir de 5 kez tekrarlanınca...
Bkz: Kusursuz insan olmaz
Çıkar ağzındaki baklayı
İşte ben de bir zamandır bu işle ilgilendiğim için, bu ortamda faydalı bir şeyler karalamaya çalışacağım.
Ne Tür Enstrümanlar Çalıyorsun?
Çoğu editöre bu soruyu yönelttiğinizde size XSI, Maya, Max, Cinema4D, Lightwave, Modo gibi der; atar.. Ben ise bu işin “biraz” içinde olan biri olarak biraz daha uzun cevap vereceğim: Ben 2 senelik 3D Studio Max kullanıcısıyım, max'i ilk olarak bilgisayar hocamın vermesi üzerine kullanmıştım.Her ne kadar programı ilk açtığımda, halk deyimiyle “dumura” uğramış olsamda, ekran başında geçirdiğim 5 saat sonrasında bir küre yaratmış olmam bile bence bir başarıydı. Bu programı bir daha açmam 1 yıl sonra kavisli yollar geçtikten sonra nasip oldu.
Neden Max Birader?
Güzel soru desem klişe bir cevap olur, pespayelik yapmış olurum, onun için kötü bir soru. Çünkü Max, endüstri standartıdır, çünkü max için her zaman daha fazla kaynak vardır, çünkü max'in 6 milyonu lisanslı olmak üzere 26 milyon kullanıcısı vardır, çünkü en çok yamalar ona yapılır, çünkü oyun yapımında en çok kullanılan programdır (Bioware, Blizzard, Crytek, Epic, 2K...). XSI, Lightwave, Cinema4D, Modo gibi programlar ise daha az rövanştadır. Bir de yine Max'in yapımcıları olan Autodesk'in geliştirdiği Alias Maya var ki max'e oranla daha elit kaçıyor diyebiliriz.
Ne Cevherleri Var Bu Keretanın?
Bir kere film endüstrisine girmek istiyorsanız Maya bilmeniz şart. Çünkü filmlerde animasyon ön plandadır ve Max'taki bu gereçler Maya'nınkilere yaklaşamaz. Max'te sadece motion animation ya da bipedlara dayalı animasyonlar mevcutken, Maya'da bu olayın içine fizik ve ağırlık olayları da giriyor. Ayrıca modellemede de max'ten çok daha gelişmiş olduğunu söyleyebiliriz. Aynı zamanda Max'te ölüm olan particle ve fluid olaylarını Maya'da bilgisayar kasmadan gerçek zamanlı (real-time) olarak yapabilirsiniz.
Tüm bunların yanında Maya, Linux ve Macintosh ortamında da çalışıyor ki, bu büyük şirketler için önemli.
Maya'yı Pixar, Industrial Light&Magic, Rhythm&Hues, Sony Imageworks, BlueSky gibi film şirketleri kullanıyor. Bunun yanında gün be gün oyun şirketleri de Maya platformuna geçiyor, işte bazı Mayacılar: Infinity Ward, Sega, Valve, Polyhony Digital, Quantic Dream...
Her ne kadar Max'in daha fazla kullanıcısı bulunsa da, yapımcı şirket her zaman daha fazla para kazandığı programa öncelik verecektir. Onun için Maya'nın gelecekte de popülaritesini arttıracağına dair pek bir şüphe yok.
Tüm bunların yanında Maya, Linux ve Macintosh ortamında da çalışıyor ki, bu büyük şirketler için önemli.
Maya'yı Pixar, Industrial Light&Magic, Rhythm&Hues, Sony Imageworks, BlueSky gibi film şirketleri kullanıyor. Bunun yanında gün be gün oyun şirketleri de Maya platformuna geçiyor, işte bazı Mayacılar: Infinity Ward, Sega, Valve, Polyhony Digital, Quantic Dream...
Her ne kadar Max'in daha fazla kullanıcısı bulunsa da, yapımcı şirket her zaman daha fazla para kazandığı programa öncelik verecektir. Onun için Maya'nın gelecekte de popülaritesini arttıracağına dair pek bir şüphe yok.
NURBS: Namuslu Uzmanlar Rakı Bardaklarıyla Sizlerle
Orjinali Pierre Bézier ve Paul de Casteljau tarafından geliştirilmiş, Silicon Graphics tarafından yazılım haline getirilmiştir. Asıl açılımı ise non-rational bézier-spline'dır.
Polygonel modellemeye göre en büyük avantajı teorik 2 boyutlu çizgilerle %100 doğru ve pürüzsüz 3 boyutlu nesneler yaratılmasıdır, yani bir nesnenin genel hatlarıyla görselleştirilmesidir. Fakat çoğu nesne gerçek hayatta hatalar içerir, ayrıca NURBS'te yaptığınız hatanın geri dönüşü zahmetlidir. Fakat konsept çalışmalar için birebirdir. Bunun için başta otomobil endüstrisi olmak üzere endüstriyel tasarımın her farklı alanında kullanılır. NURBS tekniğini kullanan programlara örnek olarak Catia ve Alias Studio Tools'u verebiliriz. Studio Tools'u başta Renault, Volkswagen gibi markalar kullanırken Catia'yı Mercedes, Porsche, BMW, Peugeot, Citroen, Honda ve Toyota gibi markalar kullanmaktadır. Ve bu programlar sayesinde otomotiv devleri bir aracın yapımında %40 kar sağlamaktadır.
Bunu açıklamamın sebebi 3D Görselliğin ve Endüstriyel Tasarımın farklı 2 kategori olduğunu belirtmektir.
Orjinali Pierre Bézier ve Paul de Casteljau tarafından geliştirilmiş, Silicon Graphics tarafından yazılım haline getirilmiştir. Asıl açılımı ise non-rational bézier-spline'dır.
Polygonel modellemeye göre en büyük avantajı teorik 2 boyutlu çizgilerle %100 doğru ve pürüzsüz 3 boyutlu nesneler yaratılmasıdır, yani bir nesnenin genel hatlarıyla görselleştirilmesidir. Fakat çoğu nesne gerçek hayatta hatalar içerir, ayrıca NURBS'te yaptığınız hatanın geri dönüşü zahmetlidir. Fakat konsept çalışmalar için birebirdir. Bunun için başta otomobil endüstrisi olmak üzere endüstriyel tasarımın her farklı alanında kullanılır. NURBS tekniğini kullanan programlara örnek olarak Catia ve Alias Studio Tools'u verebiliriz. Studio Tools'u başta Renault, Volkswagen gibi markalar kullanırken Catia'yı Mercedes, Porsche, BMW, Peugeot, Citroen, Honda ve Toyota gibi markalar kullanmaktadır. Ve bu programlar sayesinde otomotiv devleri bir aracın yapımında %40 kar sağlamaktadır.
Bunu açıklamamın sebebi 3D Görselliğin ve Endüstriyel Tasarımın farklı 2 kategori olduğunu belirtmektir.
“Kel alaka”daki kel, Fransızca'daki “Quel” (Hangi) Sözcüğünden mi Gelmedir?
Elbette bir günde gelmedik bugünlere..
Bilgisayar grafiğine girişim photoshop'la oldu. Fakat 3D'ye girişimi Quantic Dream'in geliştirdiği Fahrenheit adlı senaryosuyla beni benden alan oyuna borçluyum. Kendilerine teşekkürü bir borç bilirim. Oradaki yapım videolarıyla, gördüğüm programları araştırarak ve bunlarla ilgili dersler bularak başladım bu işe. Serüvenime Zmodeler ve Milkshape adlı programlarla başladım. Sonradan Nezih Kanbur'un Pusula yayıncılık tarafından yayımlanan 3D Studio Max adlı kitabıyla max'in temellerini öğrendim. İnternetten polygonel modelleme ve ışıklandırmayla ilgili dersleri takip ettim. Ve hazırlıktayken de her ne kadar yüzüklerin efendisinin animasyonlarının yapılacağı rivayet edildiyse de BilgeAdam'ın 3D Animasyon ve Dijital Video adlı kursuna, post-prodüksiyon ve 3d konusunda akademik eğitimi için gittim. İnternetten de yabancı forumlardan hep başkalarının çalışmalarını takip ettim, yorumları okudum, kendime pay biçtim. Her yeni yaptığım çalışmadan da ders çıkararak buralara geldik.
Tabii hatırlatmakta fayda var, max ile bağınız arasına öğrenciyseniz bazı şeyler girecek: miğde rahatsızlığı, stres, ikmale kalma gibi...Herkesin bahsettiği bel ağrıları da cabası...
Bilgisayar grafiğine girişim photoshop'la oldu. Fakat 3D'ye girişimi Quantic Dream'in geliştirdiği Fahrenheit adlı senaryosuyla beni benden alan oyuna borçluyum. Kendilerine teşekkürü bir borç bilirim. Oradaki yapım videolarıyla, gördüğüm programları araştırarak ve bunlarla ilgili dersler bularak başladım bu işe. Serüvenime Zmodeler ve Milkshape adlı programlarla başladım. Sonradan Nezih Kanbur'un Pusula yayıncılık tarafından yayımlanan 3D Studio Max adlı kitabıyla max'in temellerini öğrendim. İnternetten polygonel modelleme ve ışıklandırmayla ilgili dersleri takip ettim. Ve hazırlıktayken de her ne kadar yüzüklerin efendisinin animasyonlarının yapılacağı rivayet edildiyse de BilgeAdam'ın 3D Animasyon ve Dijital Video adlı kursuna, post-prodüksiyon ve 3d konusunda akademik eğitimi için gittim. İnternetten de yabancı forumlardan hep başkalarının çalışmalarını takip ettim, yorumları okudum, kendime pay biçtim. Her yeni yaptığım çalışmadan da ders çıkararak buralara geldik.
Tabii hatırlatmakta fayda var, max ile bağınız arasına öğrenciyseniz bazı şeyler girecek: miğde rahatsızlığı, stres, ikmale kalma gibi...Herkesin bahsettiği bel ağrıları da cabası...
César'ın hakkını César'a vermek lazım
Birazcık oyun yapımından söz edecek olursak...
Bir ekibin grafik kısmında şu bölümden arkadaşlar bulunur: Konsept sanat, karakter tasarımı, çevre tasarımı, animasyon ve teknik sanatçı.
Konsept sanat: Oyunda kullanılacak olan 3 boyutlu modellerin blueprint dediğimiz ortografik teknik çizimleri, görselleştirelecek modellerin illüstrasyonlarını ve oyunun menüsündeki ikonlar gibi çizimleri yaparlar. Genellikle tablet kullanılır ve adobe photoshop ya da corel draw kullanırlar. Türkiye'den Kerem Beyit ve İngiltere'deki Lionhead stüdyosunda çalışan Emrah Elmaslı bu konuda gelişmiş sanatçılarımızdandır.
Bir ekibin grafik kısmında şu bölümden arkadaşlar bulunur: Konsept sanat, karakter tasarımı, çevre tasarımı, animasyon ve teknik sanatçı.
Konsept sanat: Oyunda kullanılacak olan 3 boyutlu modellerin blueprint dediğimiz ortografik teknik çizimleri, görselleştirelecek modellerin illüstrasyonlarını ve oyunun menüsündeki ikonlar gibi çizimleri yaparlar. Genellikle tablet kullanılır ve adobe photoshop ya da corel draw kullanırlar. Türkiye'den Kerem Beyit ve İngiltere'deki Lionhead stüdyosunda çalışan Emrah Elmaslı bu konuda gelişmiş sanatçılarımızdandır.
Karakter tasarımcıları:

Animasyon: İyi bir animatör olmak için kullandığınız programın script dilini bilmeli, yüz animasyonlarıyla tecrübeli olmalı, havok ve unreal gibi oyun ve fizik motoruyla tecrübeli olmalı, storyboard aşamasında rol alabilmeli, motion capture için animasyonları editleyebilmeli, dövüş sporları konusunda bilgi sahibi olmalı ve diğer grafiklerle bağlantılı çalışmak zorundasınız. Animasyon konusunda daha önceden Blur Studio'da da çalışmış, şu an da Dreamworks'te çalışan Onur Yeldan'ı buraya örnek olarak verebiliriz.
Teknik Sanatçı: Henüz yeni bir kavram olan teknik sanat, genel anlamıyla programlama ile grafik bölümleri arasındaki akışı sağlar ve çoğunlukla grafikerlere kullandıkları program için çözüm ve olanaklar sağlar. Buna oyun için yeni bir exporter'ın yazılması ya da program için özel bir yama geliştirilmesi de dahildir. Favori şirketlerimden biri olan EA Bioware'de çalışan Yunus Balcıoğlu'nu örnek olarak verebiliriz.
Programlama konusunda ise bölümleri şu şekilde ayırabiliriz: Yapay zeka, menü tasarımı, yazılım mühendisliği, oyun tasarımcısı, grafik programlama, fizik programlama, harita tasarımı, ağ programlama ve konsol programlama.
Her ne kadar görsellik önemli de olsa bir oyunu asıl oynatabilen programlama kısmıdır. Bu kısımda yapay zeka ve menü tasarımında genellikle birer kişi yer alır. Nitekim F.E.A.R ve Condemned'ın yapımcı şirketi olan Monolith'te ve Gran Turismo'nun yapımcı şirketi olan Polyhony Digital'da yapay zekada birer kişinin çalışması dediğimi doğruluyor. Aynı zamanda hepimizin bildiği Crysis'in yapımında da sadece 1 kişi menü tasarımında çalışmış.
Yazılım mühendisliği, fizik programcılığı, grafik programcılığı gibi okunuşu bile daha havalı olan bu bölümlerde yer alabilmek içinse güçlü matematik bilgisi, güçlü bir C/C++ ve nesne yönelimli programlama bilgisi, hata çözümleme ve yaratıcı çözümler yaratma ve uzmanlaşmış DirectX/OpenGL bilgisi gerekmekte.Asıl ekibin çekirdek kadrosunu oluşturan arkadaşlarda zaten bunlardır. Çünkü hemen hemen bütün mühendislik işlerini bu kişiler ayarlar. Bunun yanında üniversitede hangi bölümden mezun olduğunuz programlama konusunda önemli. Daha önceden Yoğurt Teknolojileri'nde çalışmış olan Giray Özil, şu an da Electronic Arts'ta yazılım mühendisi olarak çalışmaktadır.
Oyun tasarımı ve harita tasarımı içinse hem 3d'den, hem de script dillerinden anlamak gerekmektedir. Bu arkadaşlar, mühendislerin yarattıkları motoru kullanarak, hikaye doğrultusunda oyunu tasarlamaktadırlar. NPC'lerin yerleştirilmesi, kamera açıları, kontroller, seviye tasarımı hep bu arkadaşların elindedir. Yani sizin eğlenmenizi sağlayacak arkadaşlar bunlardır.
Genellikle Electronic Arts, Take Two gibi büyük oyun şirketleri hali hazırda yapılmış olan teknolojileri satın alan şirketlerdir. Örneğin Bioshock, Medal of Honor, Command&Conquer...hep bunlar Unreal oyun motoru kullanılarak geliştirilmiş oyunlardır. Oyun motoru geliştiren öncü şirketlere örnek olarak Crytek, ID, Valve, Epic Games ve Blizzard'ı rahatlıkla verebiliriz. RPG türü içinse Gamebryo ve Bioware'ın geliştirdiği Aurora motorlarını örnek olarak verebiliriz. Bunun yanında Monolith'in geliştirdiği LithTech ve EA Criterion'un geliştirdiği Renderware motorları da gelişmiş motorlar arasındadır.
Bedava oyun motorlarına bir göz atacak olursak, en popülerlerinin XNA, Irrlicht ve OGRE olduğunu söyleyebiliriz. OGRE ve Alman yapımı Irrlicht C++ dilini desteklerken, XNA C# dilini desteklemekte ve bu motorla yaptığınız uygulamaları zune ve xbox'a da programlayabilmeniz mümkündür. Her 3 motor içinde yeteri kadar kaynak mevcuttur. Ticari motorlara göre en büyük zayıf noktaları ise bir editörlerinin olmamasıdır.
Fizik motorları içinse geleceğin parlak olduğunu söyleyebilirim. Özellikle öncü 2 fizik motorları olan Ageia ve Havok'un, nVidia ve Intel'in almasıyla ilerdeki kızışmasının kokusunu almak şimdiden mümkün. Unutmadan onu da söyleyelim: Şu an da bu 2 motorda, ticari bir iş yapmadığınız sürece kullanılması bedava motorlar. Bunun yanında Newton ve ODE motorları da popüler fizik motorları arasında.
Programlama dillerinin geleceği konusunda ise bir çok tez ortaya atılmaktadır. Kimi görüş C# dilinin ileri de C++'dan daha ilerde olacağını savunsa da, bir çok tez C++'ın popülerliğini koruyacağını savunmaktadır. Bunu destekleyen en büyük kanıt ise C++'ın bir çok platforma olan uyarlanabilirliğidir. Oysa ki C# şimdilik sadece Windows, Xbox ve Zune platformlarında boy göstermektedir. Yine de C#'ın 2000 yılında bulunduğu düşünülür ve esnekliği daha bol bir dil olarak düşünülürse gelecekte C#'ı daha önde görmek işten değil.
İşte Türk Oyun Sektörünü Öne Çıkaran Aslanlar
Sobee
Sobee dediğimizde aklımıza ilk gelen isim Mevlüt Dinç. Kendisi 1957 doğumlu. Türkiye'de üniversite eğitimini de tamamladıktan sonra master yapmak için İngiltere'ye gitmiştir. İlk oyunu prodigy'yi 1986'da yayınlamıştır. 2. oyunu olan last ninja 2: back with a vengeance'ı ise 1988'de yayınlanmıştır. Daha sonradan yine baş programcı olarak çalıştığı the first samurai, second samurai, street racer, S.C.A.R.S. ve dual blades adlı oyunları kendi kurduğu Vivid image adlı şirket altında geliştirdi. bu oyunlar Ubisoft, Activision gibi büyük şirketler tarafından yayınlandı. 2000 yılında kendi yazmış olduğu motor olan Actor ile yaptığı demo intel'in resmi tanıtım demosu olarak seçildi. Meşhur edge dergisi ile röportajı yapıldı. Sonradan Türkiye'ye 2003 yılında gelerek Sobee adlı şirketi kurdu.Sobee, öncelikle mynet için football manager, bilardo magic ve Vestel için KANAVA adlı projeler geliştirdi(-yor). Aynı zamanda bu stüdyo Electronic Arts tarafından bile ziyaret edildi. Sobee, 2004-07 yılları arasında İstanbul Kıyamet Vakti oyununu geliştirdi. Şimdiler ise ekibiyle i can football adlı oyunu geliştiriyor. Aynı zamanda ismini kabus 22, lanetin hikayesi, citroen c4 robot oyunlarına yapımcı olarakta yazdırdı.
2GEN
İlk adıyla Last Light ekibi Yasin ve Yakup Demirden adlı 2 kardeş tarafından 2002 yılında kuruldu. İlk yaptıkları reklam oyunu olan SR-Man'i bir ilaç firması için geliştirdiler. Bu oyun FPS türündeki ilk Türk oyunuydu. Ardından Son Işık şirketi olarak Kabus 22 adlı oyunu ekiplerine yeni katılan üyelerle geliştirdiler. 2006 yılında Mevlüt Dinç ile de gerekli antlaşmaları yaparak Vestel'in sponsorluğunda 2007'nin başında oyunu piyasaya sürdüler. Aynı zamanda Merscom adlı yayıncı şirket ile anlaşma yaparak Rusya, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Ukrayna ve Almanya gibi ülkelerde de piyasaya sürdüler. Yurt dışında satışa çıkarılan 3. Türk oyunu oldular. Ardından Kabus 22: Yıkım Günü modunu geliştirdiler. Bundan sonra ki projeleri ise Citroen için geliştirilmiş C4 Robot reklam oyunuydu. Bu oyunda Baylas'ın sponsorloğunda Nisan 2008'de yayınlandı. Şu anda da yapımına devam etmekteler.
Yoğurt Teknolojileri
Daha önceden Pusu ve Mekanik İstila adlı oyunları geliştiren firma, aynı zamanda bir çok markanın web tabanlı oyunlarını geliştirmiştir. Yine kendi geliştirdikleri bir Motion Capture teknolojisi olan YoCap adlı ürünleriyle Siggraph 2006'ya katılmış ve Electronic Arts, Ubisoft gibi oyun şirketlerinin dikkatini çekmiştir. Şu anda ise Yoğurt Teknolojileri, Virtual Ibiza'ya benzeyen bir online 3d flash kömünite oyunu geliştirmektedirler.
Momentum
1997'de Gebze'de kurulan oyun ve teknoloji stüdyosudur. Özellikle gelişmiş bir yüz animasyon teknolojisi geliştirmektedirler. Yine bu ekip Strategy Informer tarafından yayımlanan Culpa Innata adlı bir macera oyunu geliştirmiştir. Bu oyun, gamespot gibi oyun sitelerinden yüksek notlar almıştır. Aynı zamanda mobil platformu üzerine de uygulamalar geliştirmektedirler.
Tale Worlds
Bu ekip, İpek ve Armağan Yavuz adlı 2 eş tarafından kurulmuştur. 5 kişilik ekipleriyle hemen hemen 7 yıldır Mount&Blade adlı oyunlarını geliştirmektedirler. Oyun, Paradox adlı şirket tarafından yayınlanmaktadır. Oyun için geliştirilmiş özel script teknolojisiyle rahatlıkla mod yapılabilmektedir. Ayrıca oyun için izlenilen özel bir satış strateji tekniği sayesinde beklenilenden fazla ilgi görmeyi başarmıştır.
Kare
Eski adıyla 3TE olarak bilinen şirket, Cem Uzunlar ve Hakan Yüksel tarafından kurulmuştur. Baş grafikerliğini Çetin Tüker'in yaptığı, Yoğurt Teknolojileri ve Cinemedya tarafından desteklenen Pusu adlı oyunu geliştirmişlerdir. Şu anda da NetteHayat adlı oyunu geliştirmektedirler.
Ne okuyayım baba?...Türkiye'de Eğitim
Yıllar önce Ankara'da oyun yapımıyla ilgili 2 senelik bir üniversitenin açıldığını okumuştum bir gazetede. Sanırsam Hürriyet'ti, emin değilim. Fakat o zamanlar o habere o kadar gülmüştüm ki...Sektörü olmayan bir endüstrinin eğitimini vermek...Nitekim açılmasıyla kaldı orası, bir daha hiçbir haberine rastlamadım oranın ne yazık ki.
Grafik konusunda ise şu an üniversite olarak Mimar Sinan vazgeçilmezi. Onun dışında BilgeAdam, Bilişimeğitim ve cgpark kursları da kaliteli eğitimler vermekte. Cgpark aynı zamanda oyun programlama kursu da vermektedir.
Bunların dışında asıl oyun “programlamaya” yönelik eğitim merkezleri gerçekten az. Her ne kadar bilgisayar mühendisliğinden mezun olduktan sonra oyun yapımına yönelebileceğinizi düşünsenizde size orada maalesef oyun yapmayı değil, windows programlamayı öğretmekteler. Bu da bizim vizyonumuzla ters düşüyor. Gerçi yine olmaz değil ya hani, kimse uğraşmıyor...Ve örnek verecek olursak, şu an Seattle Microsoft'ta çalışan ve ekşisözlük'ün kurucusu Sedat Kapanoğlu, üniversite eğitimi görmemiştir. Kendisine bir gariplik yok mu sorusu yöneltiğinde ÖSS'de bir gariplik yok mu diyerek beğenimi kazanmıştır. Aynı şekilde, 2GEN'in programcısı Yasin Demirden, 1999'da girdiği Bilgisayar Mühendisliğini bölümünde eğitimi son sınıfta hala sürdürmektedir. Umarız bu sene bitirir :).
Fakat piyasada dolaşan yeni haberlerle, yeni umutlar doğdu oyun yapımının eğitim kısmı için...Öncelikle İzmir'den geldi bu sevinçli haber. İsveç'teki bir oyun eğitimi veren üniversite ile anlaşmış İzmir Ekonomi Üniversitesi. 2009'da eğitime açılacak olan bu yeni merkezden, güzel haberleri bekliyoruz. Bir başka ümit ve umut dolu haber ise Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden biri olan ODTÜ'den geldi. Bu açacakları yeni merkezle sektöre katkıda bulunacak yeni bireyler yetiştirmek istediklerini açıkladılar. Microsoft, Intel ve Samsung gibi şirketlerin isimlerinin reklam olarak kullanılmasının yanında asıl bomba Crytek'ten gelmişti. Merkeze başarılı gençlerin gelmesi dahilinde Crytek, her oyun firmasının rüyalarında olan CryEngine 2'yi vereceğini açıklamıştı. İşte böyle bir şeyin gerçekleşmesi dahilinde gerçekten önemli bir adım atabiliriz.
Sobee dediğimizde aklımıza ilk gelen isim Mevlüt Dinç. Kendisi 1957 doğumlu. Türkiye'de üniversite eğitimini de tamamladıktan sonra master yapmak için İngiltere'ye gitmiştir. İlk oyunu prodigy'yi 1986'da yayınlamıştır. 2. oyunu olan last ninja 2: back with a vengeance'ı ise 1988'de yayınlanmıştır. Daha sonradan yine baş programcı olarak çalıştığı the first samurai, second samurai, street racer, S.C.A.R.S. ve dual blades adlı oyunları kendi kurduğu Vivid image adlı şirket altında geliştirdi. bu oyunlar Ubisoft, Activision gibi büyük şirketler tarafından yayınlandı. 2000 yılında kendi yazmış olduğu motor olan Actor ile yaptığı demo intel'in resmi tanıtım demosu olarak seçildi. Meşhur edge dergisi ile röportajı yapıldı. Sonradan Türkiye'ye 2003 yılında gelerek Sobee adlı şirketi kurdu.Sobee, öncelikle mynet için football manager, bilardo magic ve Vestel için KANAVA adlı projeler geliştirdi(-yor). Aynı zamanda bu stüdyo Electronic Arts tarafından bile ziyaret edildi. Sobee, 2004-07 yılları arasında İstanbul Kıyamet Vakti oyununu geliştirdi. Şimdiler ise ekibiyle i can football adlı oyunu geliştiriyor. Aynı zamanda ismini kabus 22, lanetin hikayesi, citroen c4 robot oyunlarına yapımcı olarakta yazdırdı.
2GEN
İlk adıyla Last Light ekibi Yasin ve Yakup Demirden adlı 2 kardeş tarafından 2002 yılında kuruldu. İlk yaptıkları reklam oyunu olan SR-Man'i bir ilaç firması için geliştirdiler. Bu oyun FPS türündeki ilk Türk oyunuydu. Ardından Son Işık şirketi olarak Kabus 22 adlı oyunu ekiplerine yeni katılan üyelerle geliştirdiler. 2006 yılında Mevlüt Dinç ile de gerekli antlaşmaları yaparak Vestel'in sponsorluğunda 2007'nin başında oyunu piyasaya sürdüler. Aynı zamanda Merscom adlı yayıncı şirket ile anlaşma yaparak Rusya, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Ukrayna ve Almanya gibi ülkelerde de piyasaya sürdüler. Yurt dışında satışa çıkarılan 3. Türk oyunu oldular. Ardından Kabus 22: Yıkım Günü modunu geliştirdiler. Bundan sonra ki projeleri ise Citroen için geliştirilmiş C4 Robot reklam oyunuydu. Bu oyunda Baylas'ın sponsorloğunda Nisan 2008'de yayınlandı. Şu anda da yapımına devam etmekteler.
Yoğurt Teknolojileri
Daha önceden Pusu ve Mekanik İstila adlı oyunları geliştiren firma, aynı zamanda bir çok markanın web tabanlı oyunlarını geliştirmiştir. Yine kendi geliştirdikleri bir Motion Capture teknolojisi olan YoCap adlı ürünleriyle Siggraph 2006'ya katılmış ve Electronic Arts, Ubisoft gibi oyun şirketlerinin dikkatini çekmiştir. Şu anda ise Yoğurt Teknolojileri, Virtual Ibiza'ya benzeyen bir online 3d flash kömünite oyunu geliştirmektedirler.
Momentum
1997'de Gebze'de kurulan oyun ve teknoloji stüdyosudur. Özellikle gelişmiş bir yüz animasyon teknolojisi geliştirmektedirler. Yine bu ekip Strategy Informer tarafından yayımlanan Culpa Innata adlı bir macera oyunu geliştirmiştir. Bu oyun, gamespot gibi oyun sitelerinden yüksek notlar almıştır. Aynı zamanda mobil platformu üzerine de uygulamalar geliştirmektedirler.
Tale Worlds
Bu ekip, İpek ve Armağan Yavuz adlı 2 eş tarafından kurulmuştur. 5 kişilik ekipleriyle hemen hemen 7 yıldır Mount&Blade adlı oyunlarını geliştirmektedirler. Oyun, Paradox adlı şirket tarafından yayınlanmaktadır. Oyun için geliştirilmiş özel script teknolojisiyle rahatlıkla mod yapılabilmektedir. Ayrıca oyun için izlenilen özel bir satış strateji tekniği sayesinde beklenilenden fazla ilgi görmeyi başarmıştır.
Kare
Eski adıyla 3TE olarak bilinen şirket, Cem Uzunlar ve Hakan Yüksel tarafından kurulmuştur. Baş grafikerliğini Çetin Tüker'in yaptığı, Yoğurt Teknolojileri ve Cinemedya tarafından desteklenen Pusu adlı oyunu geliştirmişlerdir. Şu anda da NetteHayat adlı oyunu geliştirmektedirler.
Ne okuyayım baba?...Türkiye'de Eğitim
Yıllar önce Ankara'da oyun yapımıyla ilgili 2 senelik bir üniversitenin açıldığını okumuştum bir gazetede. Sanırsam Hürriyet'ti, emin değilim. Fakat o zamanlar o habere o kadar gülmüştüm ki...Sektörü olmayan bir endüstrinin eğitimini vermek...Nitekim açılmasıyla kaldı orası, bir daha hiçbir haberine rastlamadım oranın ne yazık ki.
Grafik konusunda ise şu an üniversite olarak Mimar Sinan vazgeçilmezi. Onun dışında BilgeAdam, Bilişimeğitim ve cgpark kursları da kaliteli eğitimler vermekte. Cgpark aynı zamanda oyun programlama kursu da vermektedir.
Bunların dışında asıl oyun “programlamaya” yönelik eğitim merkezleri gerçekten az. Her ne kadar bilgisayar mühendisliğinden mezun olduktan sonra oyun yapımına yönelebileceğinizi düşünsenizde size orada maalesef oyun yapmayı değil, windows programlamayı öğretmekteler. Bu da bizim vizyonumuzla ters düşüyor. Gerçi yine olmaz değil ya hani, kimse uğraşmıyor...Ve örnek verecek olursak, şu an Seattle Microsoft'ta çalışan ve ekşisözlük'ün kurucusu Sedat Kapanoğlu, üniversite eğitimi görmemiştir. Kendisine bir gariplik yok mu sorusu yöneltiğinde ÖSS'de bir gariplik yok mu diyerek beğenimi kazanmıştır. Aynı şekilde, 2GEN'in programcısı Yasin Demirden, 1999'da girdiği Bilgisayar Mühendisliğini bölümünde eğitimi son sınıfta hala sürdürmektedir. Umarız bu sene bitirir :).
Fakat piyasada dolaşan yeni haberlerle, yeni umutlar doğdu oyun yapımının eğitim kısmı için...Öncelikle İzmir'den geldi bu sevinçli haber. İsveç'teki bir oyun eğitimi veren üniversite ile anlaşmış İzmir Ekonomi Üniversitesi. 2009'da eğitime açılacak olan bu yeni merkezden, güzel haberleri bekliyoruz. Bir başka ümit ve umut dolu haber ise Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden biri olan ODTÜ'den geldi. Bu açacakları yeni merkezle sektöre katkıda bulunacak yeni bireyler yetiştirmek istediklerini açıkladılar. Microsoft, Intel ve Samsung gibi şirketlerin isimlerinin reklam olarak kullanılmasının yanında asıl bomba Crytek'ten gelmişti. Merkeze başarılı gençlerin gelmesi dahilinde Crytek, her oyun firmasının rüyalarında olan CryEngine 2'yi vereceğini açıklamıştı. İşte böyle bir şeyin gerçekleşmesi dahilinde gerçekten önemli bir adım atabiliriz.
Sanırım yazıyı daha da uzatarak zevkini kaçırmanın anlamı yok. Fakat Türkiye'de yine de bir şeylerin döndüğünü anlatmak istedim bu giriş yazımda. Umarım yararı dokunur. Ola ki aklınıza takılan bir soru, rodney92@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.
Kemal
Kaynak:
http://www.gamasutra.com/
http://www.oyunyapimi.org/
http://www.sobee.com.tr/
http://www.2genstudio.com/
1 Comments:
Hayırlı olsun Kemalcim.Guzel bir araştırma ile başladın blog çalışmalarına.Faydalı bilgileri insanların ogrenmesi adına paylaşacagın için tesekkurler.
Post a Comment
Subscribe to Post Comments [Atom]
<< Home